Eleminasyon diyeti

Eleminasyon diyeti, hastaların belirli yiyeceklere karşı duyarlılıklarının olup olmadığını belirleyen bir test işlevi görür. Başlangıç olarak hastalar, hastalığa sebep olduğundan şüphelenilen yiyecekleri yemeyi bırakırlar. Daha sonra uygun bir süre (çoğunlukla 10-14 gün) hastaların semptomları gözden geçirilir. Önemli bir iyileşme gerçekleşmişse belirli yiyeceklere alerjinin veya toleranssızlığın durumla ilgili olabileceği varsayılır. Bu şüpheli yiyecekler daha sonra diyete teker teker yeniden sokulurlar. Semptomlar geri döndüğünde (genellikle üç gün içerisinde) problemli yiyecek belirlenir ve diyetten çıkarılır.

Kronik inflamatuar hastalıkların iyileşmesinde çok etkili bir bakış açısıdır.Başta otoimmün hastalıklar olmak üzere çoğu kronik hastalığın mekanizması bağışıklık sistemi üzerinden açıklanabilir. Bu nedenle bu hastalıkların semptomlarının tedavi edilmesinin yanı sıra; bağışıklık sisteminin de iyileştirilmesi hastalığın tamamen kontrol altına alınabilmesi için önemlidir.

Eliminasyon diyeti; bağışıklık sisteminin doğru çalışma ritmini destekler. Doğru bir bağışıklık ritmi geliştirdiğimizde kronik hastalıkların tedavisi de kolaylaşacaktır.

ELİMİNASYON DİYETİNDE YASAK OLAN BESİN GRUPLARI

  1. TÜM ŞEKER VE TATLANDIRICILAR (FRUKTOZ ŞURUBU-SÜKROZ- ŞEKER)
  2. GLUTENLİ TAHILLAR VE UNLARI (BUĞDAY-ARPA-ÇAVDAR)
  3. SÜT ÜRÜNLERİ (PEYNİR-YOĞURT-SÜT)
  4. DOMATES-BİBER-PATLICAN ve PATATES GİBİ YENİ DÜNYA SEBZELERİ
  5. SOYA VE SOYA İÇEREN ÜRÜNLER
  6. YER FISTIĞI
  7. YUMURTA
  8. ALKOL- KAHVE – ÇİKOLATA
  9. İŞLENMİŞ ET ÜRÜNLERİ (SALAM-SOSİS)
  10. KABUKLU DENİZ ÜRÜNLERİ
  11. MISIR
  12. SIĞIR ETİ
  13. NARENCİYE
  14. YAĞLAR(MARGARİN.TEREYAĞ,HİDROJENLENMİŞ YAĞLAR,MAYONEZ,SÜRÜLEBİLİR YAĞLAR)

Eleminasyon diyetinde tekrar yerine koyma aşamasında bazı semptomlar gözlenebilir;

Bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler, mide ağrıları ve kramplar, şişkinlik, yorgunluk, ciltte değişiklikler ve kaşıntı, eklem ağrısı.

Beslenmemizden çıkarılan yiyeceklerden bir besin grubuna yeniden yer verildiğinde eğer bu semptomlar görülmüyorsa bir sonraki besin grubuna geçilir. Semptomlar görülürse intoleransınız olan besini bulmuş olmaktayız.

Belirlenen eleminasyon diyet süresinin bitiminden sonra, beslenme programına gün aşırı yeni bir besin eklenir. Bu aşamada yöntemler, gün aşırı tek bir besinin eklenmesinden, her öğünde ya da iki öğünde bir yeni besin eklemeye kadar değişebilir. Genellikle, bir haftalık bir “arınma” süresinin ardından, kişide alerji yapan besine karşı duyarlılık artar. Alerji yapan besin, yeniden beslenme programına eklendiğinde, tipik olarak eskisinden daha şiddetli veya daha kolay fark edilen belirtiler ortaya çıkar. Hangi besinin ne zaman eklendiği, eklendiğinde ne gibi belirtiler görüldüğü, dikkatle ve ayrıntılı olarak kayıt edilmelidir.

Bir çok insan için, eliminasyon diyeti, en geçerli tanı aracıdır. Besin reaksiyonunun etkilerini çarpıcı biçimde yaşadığı için, kişilerin, o besinden uzak durma istekleri yüksek olabilir. Bu yöntemin tek olumsuz tarafı, çok zaman alması, disiplin ve motivasyon gerektirmesidir.

Besin alerjilerinin tedavisinde, en basit ve etkili yol, alerji yapan besinlerden uzak durmaktır. Alerji yapan besin antijenlerinin, beslenme programından tümüyle çıkarılmasıyla; sindirim sistemi son besin kalıntılarını attıktan yani, vücut kendini antijen/antikor bileşimlerinden arındırdıktan sonra (genellikle bu 3 ile 5 gün sürer), allerjiye bağlı belirtiler yok olacaktır. Bu eleme, o besinin sadece en belirgin halde olanlarını (örneğin; omletteki yumurta) değil, gizli halde (örneğin; ekmekteki yumurta) olanlarını da kapsamalıdır. Şiddetli tepkilerde, benzer antijen unsurları olan yakın besinlerin de elenmesi gerekebilir.

Eliminasyon diyeti 3 şekilde uygulanır

Besine özgü eliminasyon diyeti; alerjiye yol açan bir ya da birkaç besinin diyetten çıkarılmasıdır. Akut reaksiyonlarda, besin alerjisi ya da alerjiye neden olabileceğinden şüphelenilen besin durumlarında uygulanabilir.

Oligoantijenik diyet; diyette bir grup besin dışında diğerleri yasaktır. Tat olarak daha kabul edilebilir bir diyet olmasına rağmen diyet uygulanırken belirtilerin iyileşmemesi durumunda alerjinin hangi besinin neden olduğunu bulunması daha zordur.

Elemental diyet; besin alerjilerine karşı besin ögelerinin sadece basit formlarından oluşan diyettir. Aminoasit bazlı formülalar kullanılmaktadır. Bebeklik döneminden sonra hastaların bu diyete uyum sağlaması oldukça zordur. Sadece anne sütü alınan bebeklerde gözleniyorsa anne eliminasyon diyetine tabi tutulur, eğer hala iyileşme görülmediyse anne sütü kesilerek mamalara geçiş yapılır. Tam hidrolize mamalar ya da aminoasit mamaları verilir.

Dikkat edilmesi gerekenler;

-Eliminasyon diyeti sonucu belirlenen besinler diyetten çıkarılır.

-Sadece besinlere değil aynı zamanda gıda katkı maddelerine de alerji gözlenmektedir. Örnek olarak monosodyum glutamat, tatlandırıcılar ve yapay koruyucular verilebilir.

-Besinlere gelişen tepkilerde sadece besinin direkt alımından değil bazı yiyeceklerin içinde kullanımı da sebep olmaktadır. Örneğin; süte alerjisi olan kişilerde diğer süt ürünleri olan yoğurt ve peynire ya da yapılan yiyeceklerin içinde süt kullanımı da alerjiye sebep olabilir.

-Hazır paketli ürünlerin alımında mutlaka etiketler okunmalıdır. Genelde alerji oluşturacak besinler paket üzerine eğik veya kalın yazılsa da mutlaka her içeriğe bakılıp tüketilmelidir.

Bu konuda yapılan çalışmalarda;

Yapılan bir çalışmada besin intoleransı saptanan kilolu ve obez kişilere uygulanan eliminasyon diyeti ile birlikte kişiye özel zayıflatıcı diyetin, vücut kompozisyonu ve biyokimyasal parametrelere etkisi araştırılmıştır. Besin intoleransı tanısı alan, BKİ > 26kg/m2 olan 20 hastadan oluşmuştur. Sonuç olarak; kilolu ve obez kişilere, eliminasyon diyeti + kişiye özel zayıflatıcı diyetlerin birlikte uygulanması ile oluşan vücut kompozisyonu ve biyokimyasal parametrelerdeki olumlu değişiklikler nedeniyle; bu diyetin obezitenin tıbbi beslenme tedavisinde, uygulanabilecek bir tedavi seçeneği olabileceğini düşünülmüştür.

Yapılan tüm çalışmalar sonucunda;

  1. BKİ, Vücut ağırlığı ve Vücut yağı azalmış,
  2. Glikoz, HbA1c, Açlık İnsülini, HOMA-IR, Total Kolesterol, LDL-Kolesterol, TG, ALT, AST, GGT vb. biyokimyasal parametrelerde düzelmeler sağlanmıştır .
  3. Tüm dünyada, IgG‟nin belirteç olarak kullanıldığı 300.000‟den fazla kişide, eliminasyon diyetleri uygulanmış ve kronik inflamasyona bağlı hastalık semptomları, %80‟in üzerinde hafiflemiş veya ortadan kalktığı gözlemlenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir