Homosistein Yüksekliği Nedir ?

Homosistein metiyonin metabolizması sırasında oluşan ve sülfür içeren bir aminoasittir. Plazma homosistein düzeyinin yükselmesinin bir seri patolojik durumlar için bağımsız risk faktörü olduğu kabul edilmektedir. Plazma homosistein düzeyi 5-15 mmol/L olarak kabul edilmektedir.

Homosistein düzeyi; metabolizmadaki genetik bozukluklar (enzim defektleri gibi), kronik hastalıklar, vitamin ve beslenme eksiklikleri, kişisel özellikler (yaş, cinsiyet vb.) ve bazı ilaçlardan etkilenmektedir. Artmış plazma homosistein düzeyi hiperhomosisteinemiye ve dolayısıyla homosisteinüriye neden olmaktadır.

Homosistein düzeyi en ideal 8’in altında olmalıdır. Düzeyin yüksek olması hücresel toksisite sebebidir.

Homosistein düzeyi nelerden etkilenir?

Folik asit, B12 vitamini, B6 vitamini ve riboflavin homosistein metabolizmasında kofaktör olarak rol almaktadır.

Homosistein düzeyi metilmalonik asit düzeyi ile pozitif, plazma ve kırmızı kan hücresi folat ve B12 düzeyleriyle negatif yönde ilintilidir.

Yaş ilerledikçe plazma homosistein düzeyi yükselmektedir. Yapılan araştırmalarda 45 yaş altı nüfusta homosistein düzeyi ortalama 8.8 mmol/L iken, 65 yaş ve üstü yaş grubunda bu değer 10.4 /mmol/L düzeyine çıkmaktadır.

Kahve alımının artması homosistein düzeyini yükseltmektedir. Yapılan araştırmalara göre Araştırıcılara göre çok çay ve kahve içenlerin günlük 1 g ’a yakın klorojenik asit alabildikleri, bunun da folat alımının azaltması yanında metilasyon tepkimelerini arttırarak homosistein düzeyini yükselttiği vurgulanmıştır.

Araştırıcılara göre fazla alkol kullanımı diyetle ve ek folat alımını olumsuz yönde etkileyerek homosistein düzeyinin yükselmesine neden olmaktadır.

Başka bir araştırmaya göre her yaş grubundan çok sayıda bireyin katıldığı araştırmalarda içilen sigara sayısına bağlı olarak plazma homosistein düzeyinin yükseldiği gözlenmiştir.

Yaş ve cinsiyete göre yapılan araştırmalarda yapıldığında protein ve metionin alımı ile plazma homosistein düzeyi arasında ters ilişki gözlenmiştir.

Antihipertansif ilaç kullanımı homosistein düzeyini yükseltmektedir.

Yaşa bağlı olarak homosistein plazma seviyesi hafif artma eğilimi gösterir. Östrojen, total homosistein konsantrasyonunu beslenme ve kas kitlesinden bağımsız olarak düşürdüğü için, erkeklerde homosistein kadınlara göre 1 mmol/L daha yüksek olabilir.

Kanında yükselen homosistein Alzheimer gibi beyin ve sinir hastalıklarına zemin hazırlamaktadır.

Homosistein, folik asit, B12 vitamini, B6 vitamini yardımı ile kimyasal metionin ve sisteine (benzer amino asitler) dönüştürülmüştür. Bu nedenle, bu vitaminlerin vücutta yetersiz miktarda bulunması homosisteinin doğal dağılımına engel olabilir. Homosistein B12, B2, folik asit, B6, çinko, magnezyum eksikliğinde,tek gen mutasyonları,Civa, alüminyum toksisitesi ,geçirgen barsak sendromu gibi durumlarda yükselmektedir.

Homosistein yüksekliği ile hafıza sorunları, ani kilo alma ve kilo kayıpları, beyin sisi, kronik yorgunluk, uyku problemleri, grip enfeksiyonları, ağrı ve yanma gibi klinik bulgular ortaya çıkmaktadır.

Homosisteini düşürecek beslenme yaklaşımı nasıl olmalıdır?

Özellikle B12 vitamini sinir hücresi yapımında rol alarak, hafıza fonksiyonlarında büyük görevi vardır. Bu yüzden bu vitaminlerin eksikliği bilişsel fonksiyonlarını direkt etkileyecektir. Bunun için folik asiti yeşil yapraklı sebzeler, B12 vitaminini hayvansal kaynaklı besinler ve B6 vitamini tam tahıllı gıdalardan alabilirsin.

Diyetten unlu şekerli gıdaların çıkarılması gerekir.

Siyah üzüm çekirdeği,zerdeçal,zencefil gibi anti-inflamatuar gıdalar tercih edilebilir.

Sağlıklı beslenme önerilerinde belirtilen temel besin gruplarından yeterince tüketilmesi, besinlerin hazırlanması, saklanması ve pişirilmesinde vitamin kayıplarını en azda tutacak yöntemlerin uygulanması, homosisteinle ilgili vitaminlere olan gereksinmelerin karşılanması açısından önemlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir